Translate

20 Mayıs 2020 Çarşamba

EĞİTİMCİLERİN İZLEMESİ GEREKEN FİLMLER

KUŞLAR ARTIK ŞARKI SÖYLEMİYOR(MOCKİNGBİRD DON’T SİNG)

Resim (https://www.imdb.com/title/tt0273822/mediaviewer/rm363362560) adresinden alınmıştır
    

    Eğitimle ilgili sinema dünyasında birçok film çekilmiştir. Bu filmler daha çok iyi öğretmenleri anlatan, farklı öğrenen ama üstün yetenekli öğrencilere odaklanmıştır. Üzerinde konuşacağımız film çok göz önünde olmayan bir film ve daha özel bir konuya odaklanmış. Eğitimle ilgili olarak izlediğimizde bizim kültürümüzde de bulunan bir atasözü olan "Ağaç yaşken eğilir." sözünü de destekleyen ve bir çocuğun gelişimi için erken dönemlerin ne kadar önemli olduğunu vurgulayan bir film... Hadi şimdi film hakkında bilgilere geçelim.

        Kuşlar Artık Şarkı Söylemiyor, yönetmenliğini Harry Bromley Davenport'un yaptığı, başrollerin Melissa Errico (Sandra Tannen), Joe Regalbuto (Dr. Norm Glazer), Sean Young (Dr. Judy Bingham), Michael Lerner (Dr. Stan York) tarafından canlandırıldığı, 2001 yapımı bir biyografi, drama filmidir.

Filmin konusu;

        Katie, küçük yaşından beri ailesi tarafından bir odada hareketsiz bırakılmış, sessizliğe mahkûm edilmiş, yalnız bir hayat sürmektedir. 1970 yılında bu olay halka yansımış ve Katie zayıflıktan bitap düşmüş bir halde bulunarak Los Angeles'ta bir hastaneye kaldırılmıştır. Küçük kız konuşamamaktadır; çünkü ona öğretilmemiştir, herhangi bir dili anlama yeteneği yoktur. O, modern zamanda bir vahşi çocuktur. İnsanın içini sızlatan bu hikâyede, davranışlarıyla bir hayvandan farkı olmayan bu kırılgan genç kıza sonunda dış dünyanın kapıları açılır. Doktorlar çok geçmeden para ve kariyer uğruna Katie'yi kullanmaya başlar. Filmin en önemli özelliği gerçek hayat hikâyesinin sinemaya uyarlanmış olmasıdır. Dokunaklı hayat hikâyesini etkileyici görüntülerle birleştiren bu film, 2001 yılında best screenplay ödülünü almıştır. (vikipedia.org)

          Yukarıda vikipedia bilgileri verilen film üzerinde dil gelişimi, dil ve düşünme üzerine değerlendirmeler yapacağız. Filmin konusunda da bahsedildiği gibi dil gelişimi olmayan, dil öğrenme deneyimi edinememiş bir kızın hikayesi anlatılıyor filmde. 

FİLMİN İNCELEMESİ

Film gelişim psikolojini ele almakta ve gelişimde bir takım temel sayılan evrelerin zamanında yaşanmaması sonucu ortaya nasıl sonuçların çıkacağını bizlere göstermektedir. Film, gerçek bir yaşamdan uyarlanmıştır. “Ergenlik dönemine kadar konuşmayı öğrenemeyen bir insan bundan sonrasında cümle kurmayı başaramıyor.” tezini vurgulamıştır.

Filmi bir gözden geçirecek olursak; Açılış sahnesinde bebek sandalyenin üzerinde kilitli bir odada oturuyor yan tarafta birmiş lazımlık bir plastik bardak var. Yine 2 sahnede bu sefer 3 yaşlarında bir çocuk elleri sandalyeye bağlanmış ve yine aynı kilitli odada arka fonda bir köpek hırlama sesi geliyor.  Bir sonraki sahnede 12-13 yaşlarında bir kız çocuğu pencereleri gazete kâğıtları ile kapatılmış aynı odada önünde birkaç tane plastik bardak tabak var beşik yine odanın aynı yerinde duruyor bu üç sahneye baktığımızda burada çocuğun maruz kaldığı uyaran eksikliği ve deneyimlerinin azlığı gözümüze çarpıyor. Bir sonraki sahnede kız elindeki dergideki resimlere ve yazılara bakıyor yüzünde yaralar kollarında yaralar var ve bu sırada baba geliyor yemek veriyor yutamadığı için kızıyor bağırıyor. Bu sırada baba bağırırken annenin yüz ifadesi kameraya yansıyor burada çocuğun maruz kaldığı olumsuz ortam şiddet gözümüze çarpıyor.

Sonrasında anneyle birlikte evden kaçıyorlar ve buradaki sahnede Katie annesinin arkasına saklanmış ve ona tutunarak yürüyor,  ona soru sorulduğunda annesi onun yerine soruları cevaplandırıyor.  Kızın kötü halini gören sosyal hizmetler kızı alıyor ve tedavi için bir kliniğe yatırıyor Doktorlar arasındaki ilk değerlendirmelerde kızın birkaç renk saydığı ve anne dediği duyulmuş ve 14 yaşında olduğundan bahsediliyor ve ergenlikle ilgili kritik dönemin üzerinde duruluyor ve özgüven konusunun üzerinde duruluyor. 

Sonra Katie Sandra ile tanışıyor bu sahnede Sandra’yı inceliyor saçlarını gözünü iyice elleriyle inceliyor. Burada Katie’nin bu durumla ilgili herhangi bir deneyimi olmadığı gözümüze çarpıyor. Sonrasında Katie hapşırıyor ve bunun için peçete kullanması gerektiğini söylüyorlar ve ona nasıl peçeteyi kullanacağını gösteriyorlar fakat bununla ilgili herhangi bir deneyimi olmadığı için tekrardan ortaya hapşırıyor.  Çalışanlardan biri bir kova veriyor ve onu Katie’nin istediğini söylüyor bunu hareketleriyle yaptığını söylüyor.  Katie duyduğu kelimeleri taklit etmeye başlıyor sonraki bir sahnede annesi geliyor fakat burada Katie herhangi bir bağlılık belirtisi göstermiyor.

Katie sonraki süreçlerde dilini sadece isimlendirme yapmak için kullanıyor nesneleri koklayarak dokunarak tanımaya çalışıyor. Katie’nin yüz ifadesi genel olarak bir Körün ifadelerine benziyor yüzünde olan sürekli bir şaşkınlık ifadesinden bahsediliyor ve hareketlerinin de kör birisinin hareketlerine benzediği vurgulanıyor. Bir diğer dikkat çeken sahnede Sandra ismi ile saçma kelimesini art arda söylüyor ve bunlar arasında bir anlamlandırma yapmaya çalışıyor Sandra . 

Katie bir öğretmenin evinde misafir oluyor ve orada birçok yeni kelime öğreniyor oradaki sahnelerden birinde ailesinin onu yeterince soyutlamış olduğu ve şimdi de benzer bir soyutlamaya maruz kaldığı vurgulanıyor.  Katie dili iletişime geçmek için bir araç olarak kullanmıyor bir başka sahnede bir köpek görüyor ve köpek hırlamaya başlayınca çığlık atıyor eski yaşantıları aklına geliyor yine bu durumu farklı bir dergide köpek dişlerini gördüğünde yapıyor. 

Sonra Terapist olan doktor onu evlatlık alıyor, Katie kelimeleri art arda söylemeyi öğreniyor ve cümle kurma çalışmaları yapıyor. İsteklerini daha çok işaretle ifade ettiği söyleniyor. Annesi misafirliğe geldiğinde kızının arka arkaya kelimeleri sıralıyor olmasına çok şaşırıyor yine buradaki bir sahnede annesi çocuğunun zorlanmaması gerektiğini söylüyor. Dergide gördüğü köpek dişlerinden sonra Katie kendine zarar veriyor, evlatlık annesi onun bu durumla başa çıkması için davranışını nasıl yönlendirmesi gerektiğini ona gösteriyor.  Katie bir sabah uyandığında yatağında kan görüyor, korkuyor, içine kapanıyor.

 Katie bir okula başlıyor ve servis şoförüne karşı bir ilgi duyuyor burada ergenlik döneminde görülen dürtülerin her bireyde görülebileceğini görüyoruz. Katie daha sonra sinirlendiği farklı bir ortamda sınıf arkadaşına vuruyor ve burada davranışları genelleyemediğini ve farklı ortamlara aktaramadığını görüyoruz.  Katie piyano çalınırken babası ile ilgili olan anıları hatırlıyor müzikle birlikte eski anılara gidiyor. Ergenlik sürecinden sonra Katie’nin artık yeni kelimeler öğrenemediğini, öğrendiği çok az kelime ile devam ettiğini fakat bunları gramer yapısına uygun kullanamadığını görüyoruz.

Uzmanlar Katie’nin başka bir iletişim yolu olduğunu fark ediyorlar. İfadelerini ilerletebilmek için beden dilini ve kelimeleri birleştiriyorlarr çünkü Katie beden dilini çok iyi kullanıyor. Katie ile işaret dili çalışılmaya başlanıyor ve bu sayede isteklerini daha kolay anlatabileceği üzerinde duruluyor.  Sonraki süreçte Katie evlatlık olduğu ailenin yanından alınıyor ve evlatlık babası ona biyolojik annesinin evine götürüyor.  Katie’nin kovaları sürekli olarak onun yanında ve onun güven duyduğu bir simge olarak karşımıza çıkıyor. Evlatlık baba giderken üzülüyor bu sahnede annesinin kendi kendine konuşması ve kızından bir cevap beklemeden onun için onun adına da konuşması dikkat çekiyor.  Annesi Katie ile başa çıkamadığını ve onu bir enstitüye vereceğini söylüyor annenin ona bakmakla ilgili bir deneyimi olmadığını ve bunu nasıl yapacağını bilmediğini görüyoruz.  Sonraki ailesinde Katie yine zorbalığa maruz kalıyor ve eski kendine zarar veren davranışlar yeniden ortaya çıkıyor buradan da alınarak bir hastaneye yatırılıyor ve oradan annesi ona farklı bir yere nakil ettiriyor. Filmde genel olarak baktığımızda kızın psikolojisinin düşünülmeden oradan oraya savrulduğunu görmekteyiz.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder