KUŞLAR ARTIK ŞARKI SÖYLEMİYOR(MOCKİNGBİRD DON’T
SİNG)
Eğitimle ilgili sinema dünyasında birçok film çekilmiştir. Bu filmler daha çok iyi öğretmenleri anlatan, farklı öğrenen ama üstün yetenekli öğrencilere odaklanmıştır. Üzerinde konuşacağımız film çok göz önünde olmayan bir film ve daha özel bir konuya odaklanmış. Eğitimle ilgili olarak izlediğimizde bizim kültürümüzde de bulunan bir atasözü olan "Ağaç yaşken eğilir." sözünü de destekleyen ve bir çocuğun gelişimi için erken dönemlerin ne kadar önemli olduğunu vurgulayan bir film... Hadi şimdi film hakkında bilgilere geçelim.
Kuşlar
Artık Şarkı Söylemiyor, yönetmenliğini Harry Bromley Davenport'un yaptığı,
başrollerin Melissa Errico (Sandra Tannen), Joe Regalbuto (Dr. Norm Glazer),
Sean Young (Dr. Judy Bingham), Michael Lerner (Dr. Stan York) tarafından
canlandırıldığı, 2001 yapımı bir biyografi, drama filmidir.
Filmin konusu;
Katie, küçük yaşından beri ailesi tarafından
bir odada hareketsiz bırakılmış, sessizliğe mahkûm edilmiş, yalnız bir hayat
sürmektedir. 1970 yılında bu olay halka yansımış ve Katie zayıflıktan bitap
düşmüş bir halde bulunarak Los Angeles'ta bir hastaneye kaldırılmıştır. Küçük
kız konuşamamaktadır; çünkü ona öğretilmemiştir, herhangi bir dili anlama
yeteneği yoktur. O, modern zamanda bir vahşi çocuktur. İnsanın içini sızlatan
bu hikâyede, davranışlarıyla bir hayvandan farkı olmayan bu kırılgan genç kıza
sonunda dış dünyanın kapıları açılır. Doktorlar çok geçmeden para ve kariyer
uğruna Katie'yi kullanmaya başlar. Filmin en önemli özelliği gerçek hayat
hikâyesinin sinemaya uyarlanmış olmasıdır. Dokunaklı hayat hikâyesini
etkileyici görüntülerle birleştiren bu film, 2001 yılında best screenplay
ödülünü almıştır. (vikipedia.org)
Yukarıda vikipedia bilgileri verilen film üzerinde dil gelişimi, dil ve
düşünme üzerine değerlendirmeler yapacağız. Filmin konusunda da bahsedildiği
gibi dil gelişimi olmayan, dil öğrenme deneyimi edinememiş bir kızın hikayesi
anlatılıyor filmde.
FİLMİN İNCELEMESİ
Film gelişim psikolojini ele almakta ve gelişimde
bir takım temel sayılan evrelerin zamanında yaşanmaması sonucu ortaya nasıl
sonuçların çıkacağını bizlere göstermektedir. Film, gerçek bir yaşamdan
uyarlanmıştır. “Ergenlik dönemine kadar konuşmayı öğrenemeyen bir insan bundan
sonrasında cümle kurmayı başaramıyor.” tezini vurgulamıştır.
Filmi bir gözden geçirecek olursak; Açılış
sahnesinde bebek sandalyenin üzerinde kilitli bir odada oturuyor yan tarafta
birmiş lazımlık bir plastik bardak var. Yine 2 sahnede bu sefer 3 yaşlarında
bir çocuk elleri sandalyeye bağlanmış ve yine aynı kilitli odada arka fonda bir
köpek hırlama sesi geliyor. Bir sonraki
sahnede 12-13 yaşlarında bir kız çocuğu pencereleri gazete kâğıtları ile
kapatılmış aynı odada önünde birkaç tane plastik bardak tabak var beşik yine
odanın aynı yerinde duruyor bu üç sahneye baktığımızda burada çocuğun maruz
kaldığı uyaran eksikliği ve deneyimlerinin azlığı gözümüze çarpıyor. Bir
sonraki sahnede kız elindeki dergideki resimlere ve yazılara bakıyor yüzünde
yaralar kollarında yaralar var ve bu sırada baba geliyor yemek veriyor
yutamadığı için kızıyor bağırıyor. Bu sırada baba bağırırken annenin yüz
ifadesi kameraya yansıyor burada çocuğun maruz kaldığı olumsuz ortam şiddet
gözümüze çarpıyor.
Sonrasında anneyle birlikte evden kaçıyorlar ve
buradaki sahnede Katie annesinin arkasına saklanmış ve ona tutunarak
yürüyor, ona soru sorulduğunda annesi
onun yerine soruları cevaplandırıyor.
Kızın kötü halini gören sosyal hizmetler kızı alıyor ve tedavi için bir
kliniğe yatırıyor Doktorlar arasındaki ilk değerlendirmelerde kızın birkaç renk
saydığı ve anne dediği duyulmuş ve 14 yaşında olduğundan bahsediliyor ve
ergenlikle ilgili kritik dönemin üzerinde duruluyor ve özgüven konusunun
üzerinde duruluyor.
Sonra Katie Sandra ile tanışıyor bu sahnede
Sandra’yı inceliyor saçlarını gözünü iyice elleriyle inceliyor. Burada
Katie’nin bu durumla ilgili herhangi bir deneyimi olmadığı gözümüze çarpıyor.
Sonrasında Katie hapşırıyor ve bunun için peçete kullanması gerektiğini
söylüyorlar ve ona nasıl peçeteyi kullanacağını gösteriyorlar fakat bununla
ilgili herhangi bir deneyimi olmadığı için tekrardan ortaya hapşırıyor. Çalışanlardan biri bir kova veriyor ve onu
Katie’nin istediğini söylüyor bunu hareketleriyle yaptığını söylüyor. Katie duyduğu kelimeleri taklit etmeye
başlıyor sonraki bir sahnede annesi geliyor fakat burada Katie herhangi bir
bağlılık belirtisi göstermiyor.
Katie sonraki süreçlerde dilini sadece isimlendirme
yapmak için kullanıyor nesneleri koklayarak dokunarak tanımaya çalışıyor.
Katie’nin yüz ifadesi genel olarak bir Körün ifadelerine benziyor yüzünde olan sürekli
bir şaşkınlık ifadesinden bahsediliyor ve hareketlerinin de kör birisinin
hareketlerine benzediği vurgulanıyor. Bir diğer dikkat çeken sahnede Sandra
ismi ile saçma kelimesini art arda söylüyor ve bunlar arasında bir
anlamlandırma yapmaya çalışıyor Sandra .
Katie bir öğretmenin evinde misafir oluyor ve orada
birçok yeni kelime öğreniyor oradaki sahnelerden birinde ailesinin onu
yeterince soyutlamış olduğu ve şimdi de benzer bir soyutlamaya maruz kaldığı
vurgulanıyor. Katie dili iletişime
geçmek için bir araç olarak kullanmıyor bir başka sahnede bir köpek görüyor ve
köpek hırlamaya başlayınca çığlık atıyor eski yaşantıları aklına geliyor yine
bu durumu farklı bir dergide köpek dişlerini gördüğünde yapıyor.
Sonra Terapist olan doktor onu evlatlık alıyor,
Katie kelimeleri art arda söylemeyi öğreniyor ve cümle kurma çalışmaları
yapıyor. İsteklerini daha çok işaretle ifade ettiği söyleniyor. Annesi
misafirliğe geldiğinde kızının arka arkaya kelimeleri sıralıyor olmasına çok
şaşırıyor yine buradaki bir sahnede annesi çocuğunun zorlanmaması gerektiğini
söylüyor. Dergide gördüğü köpek dişlerinden sonra Katie kendine zarar veriyor,
evlatlık annesi onun bu durumla başa çıkması için davranışını nasıl
yönlendirmesi gerektiğini ona gösteriyor.
Katie bir sabah uyandığında yatağında kan görüyor, korkuyor, içine
kapanıyor.
Katie bir
okula başlıyor ve servis şoförüne karşı bir ilgi duyuyor burada ergenlik
döneminde görülen dürtülerin her bireyde görülebileceğini görüyoruz. Katie daha
sonra sinirlendiği farklı bir ortamda sınıf arkadaşına vuruyor ve burada
davranışları genelleyemediğini ve farklı ortamlara aktaramadığını
görüyoruz. Katie piyano çalınırken
babası ile ilgili olan anıları hatırlıyor müzikle birlikte eski anılara
gidiyor. Ergenlik sürecinden sonra Katie’nin artık yeni kelimeler
öğrenemediğini, öğrendiği çok az kelime ile devam ettiğini fakat bunları gramer
yapısına uygun kullanamadığını görüyoruz.
Uzmanlar Katie’nin başka bir iletişim yolu olduğunu
fark ediyorlar. İfadelerini ilerletebilmek için beden dilini ve kelimeleri
birleştiriyorlarr çünkü Katie beden dilini çok iyi kullanıyor. Katie ile işaret
dili çalışılmaya başlanıyor ve bu sayede isteklerini daha kolay anlatabileceği
üzerinde duruluyor. Sonraki süreçte
Katie evlatlık olduğu ailenin yanından alınıyor ve evlatlık babası ona
biyolojik annesinin evine götürüyor.
Katie’nin kovaları sürekli olarak onun yanında ve onun güven duyduğu bir
simge olarak karşımıza çıkıyor. Evlatlık baba giderken üzülüyor bu sahnede
annesinin kendi kendine konuşması ve kızından bir cevap beklemeden onun için
onun adına da konuşması dikkat çekiyor.
Annesi Katie ile başa çıkamadığını ve onu bir enstitüye vereceğini
söylüyor annenin ona bakmakla ilgili bir deneyimi olmadığını ve bunu nasıl
yapacağını bilmediğini görüyoruz.
Sonraki ailesinde Katie yine zorbalığa maruz kalıyor ve eski kendine
zarar veren davranışlar yeniden ortaya çıkıyor buradan da alınarak bir
hastaneye yatırılıyor ve oradan annesi ona farklı bir yere nakil ettiriyor.
Filmde genel olarak baktığımızda kızın psikolojisinin düşünülmeden oradan oraya
savrulduğunu görmekteyiz.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder